Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Turizmin geleceği dağlarda…

  • 0 Yorum
  • 232 Görüntüleme
Kayak ve Dağ turizminin can damarını teşkil eden turizm yatırımları konusunda Palandöken SWAY Hotels’in genç sahibi ve işletmecisi Berke Dikmen ile turizm yatırımları konusunda samimi bir sohbet gerçekleştirdik.  

Röportaj: Mustafa İlker ALPKAYA

  Türkiye’nin dağcılık ve kayak sporları açısından olağanüstü bir potansiyele sahip olduğunu ortalama her Türk vatandaşı bilir. Nedeni yurdum insanının büyük bir çoğunluğunun taşralı olmasında yatar. Evet, köyden kente göç olgusu belki Cumhuriyetin kuruluşundan beri ülkemin gerçeğidir. Bunu Asya kökenli bir millet olduğumuzdan ve dayanak olarak da Hunlardan beri sürekli göç ettiğimizi tarihi kaynakları referans olarak da gösterebiliriz. Neyse bu hikaye 10 binlerce yıl öncesine varmadan en iyisi biz bunu Cumhuriyet tarihimizle sınırlayalım.   Temiz havaya hasret kaldık Efendim Türkiye bu hareketli nüfus dinamiği ile sürekli yer değiştirmeye devam ededursun elimizdeki değerlerinde artık bir nebze olsun kıymetini bilelim. Adam köyünde otururken hatta kuş uçmaz, yol geçmez bir coğrafyada ikamet ederken hayat şartları onu büyük şehirlere göç etmeye zorladı. Tarlasını, berrak ve temiz su kaynağını, oksijenden adeta başını döndüren o muhteşem havasını terkederek, egzoz ve kömür kokulu, çöp artıklarından geçilmeyen sokakları ile büyük şehirlerin varoşlarında yerini aldı. Ancak geride bıraktığı mutluluğunu hiçbir zaman bulamadı. Rüyasında sayıkladığı memleket hasretini, sohbetlerde ve günlük hayatının içinde örneklemelerin baş tacı yaptı. Bizim memlekette bu iş şöyle olur, bizim köyün suyu şöyledir, havası böyledir, ağacı, meyvesi börtü böceği bile anlatılamaz bir güzelliktedir der ve hiç usanmadan bu muhabbete devam eder. İstanbul şimdilerde yirmi milyon nüfusa dayandı.   Dağları, köyleri özledik Yer gök yamuk yumuk, kaliteli kalitesiz zevkli zevksiz bir sürü binayla adeta bir beton ormanına döndü. İnsanlar insanca yaşama kültüründen uzaklaştıkça, şehirler yaşanabilir hayat ortamını yitirdikçe memlekette asabiyet ve hoşgörüsüzlükte buna paralel artış gösteriyor. Herkesin kafasında buraları terk etmek ve emekli olunca sayfiye bir yere taşınmak düşüncesi adeta bir kurtuluş reçetesi gibi duruyor. Lafı fazlasıyla uzattık biliyorum ama ne yapayım bende bu insanlardan birisiyim. Çekip gitmek geliyor içimden çoğu zaman. Kendimi dağlara yaylalara atmak, hatta hiç insan görmeden uçsuz bucaksız kırlara yerleşmek geliyor. Kısacası biz dağları, tepeleri ve köyleri özledik. Dağların artık geri gel, bana dön çağrısına kulak verme zamanı geldi. Yerleşemesek te hiç olmazsa turist olarak gidelim, dağlara tırmanalım, tabiatın çağrısına kulak verip nimetlerinden faydalanalım.   Palandöken’in cazibesinden kaçılamaz İşte bu yeniden yaşama kaçış planını yaparken karşıma Erzurum Palandöken çıktı. Geçtiğimiz günlerde Kayak Federasyonun bir etkinliğine katılmak için Erzurum’a gittim. Erzurum zaten bir yayla. Şehir, denizden 1800 metre yüksekte kurulmuş. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış. Ama beni en çok şaşırtan çevresindeki yüksek dağlara çok kısa bir sürede varabilmemiz oldu. Palandöken Erzurum’un hemen yanı başında dikiliyor. Havaalanından yaklaşık yirmi dakika uzaklıktaki bu dağ’ın zirvesi 3200 metre rakımda. Palandökenin çevresinde üç beş tane gayet güzel inşaa edilmiş turistik dağ otelleri yükseliyor. Her taraf bembeyaz bir örtü ile kaplı. Ciğerlerimize dolan oksijen adeta başımızı döndürüyor. İçimizin temizlendiğini hissediyoruz. İnsanın ciğerlerine dolan temiz hava, beyne giden damarları da açıyor. Yani insan bir hoş oluyor vesselam.   swayhotels   Çılgın yatırımcılar kolları sıvamış Diyeceğim o ki, ben bu tesisleri kuran insanlara da şaşırıyorum. Ne cesaretle bu yatırımlara girişmişler diye kendi içimden sorular soruyorum.  Çünkü dağ ve kayak turizminin henüz emekleme dönemini yaşayan Türkiye için bu gibi tesisler oldukça lüks geliyor bana. Oysa gerçekler hiç de düşündüğüm gibi değilmiş. İleri görüşlü yatırımcılar birçok güçlüğe göğüs gererek bayağı bir yükün altına çoktan girmişler hem de ulaşım meselesinin dahi çözüme kavuşmasından çok önce. Bu yatırımcılardan Palandöken SWAY Hotels’in genç sahibi ve işletmecisi Berke Dikmen’e rastlayıncaya kadar kafamdaki sorulara hep cevap aradım. Ne cesaretle böyle bir yatırıma girişmişler diye kendi kendime düşünürken, genç yatırımcı kafamdaki bütün sualleri cevapladı. Henüz yirmili yaşlarda olan Berke Dikmen, babası Can Dikmen ile büyük bir sorumluluğun altına girmiş. Babasının başlattığı yatırım hamlesini modern turizm işletmeciliği ile sürdürüyor.   Turistlere sıcacık bir yuva Konusuna son derece vakıf genç bir işadamı olan Berke Dikmen, Türkiye’de dağ turizmi ve kayak turizminin inanılmaz bir potansiyele sahip olduğunu vurguluyor. Avrupa’nın çok ötesinde özel imkanlara sahip bir ülkede yaşadığımızı anlatan Dikmen, Avrupa ülkelerinden daha fazla kaliteli dağ ve kayak turizmi potansiyeline sahip olduğumuzu söylüyor. Palandöken dağında telesiyej tesisleri ve 1400 metrelik harika bir pistin bulunduğunu ifade eden Berke bey, “Palandöken dağının tek başına bütün Erzurum’a ekonomik bir dayanak oluşturacağını, şehrin büyüme potansiyelini arttıracağının” altını çiziyor. Palandökendeki en kaliteli tesislerden birisi olan SWAY Hotels 2100 metre rakımda kurulmuş ve geniş kayak pistlerinin hemen yanı başında bulunuyor. Şömineli rahat oturma grupları, içinde mini alışveriş merkezinin de bulunduğu tesis gerçekten dışarıdaki eksi otuz dereceye inat oldukça sıcak bir atmosfere sahip. Güler yüzlü misafirperver personeli ile insanın kendini evindeymiş gibi rahat hissettiği tesisin 12 ay açık olduğunu ve oldukça yüksek bir misafir sayısı bulunduğunu aktarıyor Berke bey.   Havalimanı Erzurum’un nefes borusu Erzurum, İstanbul ve Ankara’ya oldukça uzak. Karayolu ile ulaşım saatler alıyor. Ancak hava ulaşımında ömür törpüsü, bitmek tükenmek bilmeyen mesafeler kısalıyor ve sadece bir buçuk saate iniyor. Ancak Erzurum’un kendine özel bir handikapı var. Kış aylarında sabah saatlerinde muazzam bir sis şehrin üzerine çöküyor. Bu yüzden öğleye kadar ki uçak seferleri oldukça riskli bir hal alıyor. Havalimanındaki aşırı sis ulaşımı aksatıyor. (Bu arada benim benim seyahatim de dört saat rötarla gerçekleştiği için yakından biliyorum.)   Bacasız sanayiye daha çok yatırım Berke Dikmen, ülkemizde kayak ve dağ turizmi için 100 bin yataklı tesislere acilen ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek şunları anlatıyor: “Türkiye’nin bacasız sanayisi olan turizm hala çok atıl bir noktada. Daha henüz keşfedilmemiş, hatta ayak basılmamış birçok kayak lokasyonu var. Türkiye’nin dağları da toprakları kadar bereket fışkırıyor. Daha çok kaliteli tesis ve tanıtım ile milyarlarca Euro değerinde döviz akacak bu ülkeye”. “İşte burada cesur işadamlarına daha çok iş düşüyor. İlklere öncülük etmek her zaman zordur. Her şeyinizi tehlike altına atıyorsunuz. Hesapta olmayan birçok aksilikle tek başınıza mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Günlük siyasi gelişmelerden tutunda, meteorolojik değişkenliklere varan bir dizi sorun yumağının içinde kalıyorsunuz. Ancak ciddi ve disiplinli bir iş anlayışıyla sorunların üstesinden gelebilirsiniz. Biz bu yola çıkarken bahsettiğim bütün handikaplardan geçtik”.   Kış olimpiyatları Palandöken’e yaradı “Tesisimizi 2011 yılında açtık. Elli yataklı bir dağ oteli olarak hizmete girdik. Tabii bu tesisi yaparken Avusturya’dan uzmanlar getirttik. Lokasyon konusunda ve kayak potansiyeli ile ilgili epeyce bir ölçme değerlendirme sürecinden geçtik. Adımlarımızı gerçekçi bir anlayışla atılyoruz. Xanadu olan ismimizi yakın bir tarihte SWAY Hotels olarak değiştirdik. Üniversiteler arası Kış Olimpiyatları Erzurum’u bir anda dünya kayakçılık liginin üst sıralarına taşıdı. Artık herkes Erzurum’u, Palandökeni tanıyor ve biliyor”.   Yapay kar imdada yetişiyor “Palandökende 120 gün kayak yapılabiliyor. Dünya ortalamasının çok üstünde bir rakam. Muazzam bir avantaj bizler için. Avrupa ülkelerinin hiç birisinde bu durum yok. Kar az yağsa bile sorun yok. Çünkü en az otuz yıl yetecek bir yapay kar potansiyelimiz var. Dünyanın en gelişmiş yapay kar ünitelerine sahibiz. Tepede oluşturulan bir göletten suyu alıyor ve en az -8 derecede ve yüzde 80 nem oranında havaya püskürtüyoruz. Netice bembeyaz kar örtüsü oluyor. Kayak turizminin gelişmesi için hiçbir masraftan kaçınmadık. Her türlü altyapı hizmetini gerçekleştirdik. Turizm yatırımcılarının bireysel çabaları bu konuda tabiiki devlet imkanlarına erişemez. Devletin burada altyapı çalışmalarını arttırması ve öncü bir rol üstlenmesi şart. Bunu bir turizm politikası haline getirmek mecburiyeti var. Yeni kayak bölgeleri inşaa edilmeden, devletin titizlikle bir fizibilite yapması turizmcilerden önce harekete geçip buralara altyapıyı getirmesi gerekiyor. Yol ve teleferik çalışmaları bu sektörün bel kemiğini oluşturuyor. Elektrik sübvansiyonları sektöre can suyu gibi geliyor”. Kayağı Türk insanına sevdirmeliyiz İstihdam sorunun bu sektörle kendiliğinden çözüleceğini dile getiren Berke Dikmen, kayak sporunun tanıtılması için daha çok emek sarfedilmesi gerektiğini söylüyor. Kayağın aslında çok sevilerek yapılan bir spor olduğunu ama ailelerin bu spora çocuklarını fazla yönlendirmediğine değinen Dikmen, sözlerini şöyle sürdürüyor: “ Kayak Federasyonu şu anda güzel bir çalışma içinde. Türkiye’de dört milyon kayakçı yetiştirme hedefi koydular. Eğitimi üç yaşına çektiler. Özel eğitim kurumları oluşturuyorlar. Kayak öğretmenleri ve profesyonel kayakçılar yetiştiriyorlar. Bu gibi gerçekçi ve bilimsel projelerle Türkiye dağ sporları ve kayakçılıkta çağ atlayacak. Bunu hep beraber göreceğiz. İşte biz turizm yatırımcıları da hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan yatırımlara devam etmek mecburiyetindeyiz. Kayak Federasyonunun hızına yetişmek zorundayız. Tanıtım ve daha çok yatırım Türkiye’yi dünyanın bir numaralı kayak ülkesi haline getirecek. Palandöken, bütün Türkiye’yi bekliyor. Önce burayı, sonra yeni lokasyonları keşfetmeye çağırıyorum”. Evet dostlar…  işte böyle, Berke Dikmen gibi çılgın bir turizm yatırımcısı ile söyleştik ve konuyu enine boyuna sizlere aktarmaya çalıştım. Her zaman derim. Şu çılgın Türkler’in üstesinden gelemeyeceği iş yok. Kalın sağlıcakla…

Etiketler : Erzurum kayak Palandöken spor Sway Hotel

Kategoriler : Kış Sporları Manşet Röportaj

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Marmaris ralli heyecanına hazırlanıyor
Bu yıl Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Himayesine alınan, 2020 FIA Dünya Ralli Şampiyonası 5. yarışı Türkiye Rallisi, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından 18-20 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek. Son iki yıldır ‘ülkemizin ev sahipliği yaptığı en büyük spor organizasyonu’ olan Türkiye Rallisi, Marmaris’in eşsiz çam ormanları ve muhteşem denizinin güzelliği eşliğinde, Dünyaca ünlü pilotları ve binlerce turisti ağırlayacak. Nefesleri kesecek Covid-19 pandemisi nedeniyle ilk üç yarış sonrasında ara verilen şampiyona, 04-06 Eylül tarihlerindeki Estonya Rallisi ile devam edecek ve ekipler bu yarışın ardından rotalarını Türkiye’ye çevirecekler. 18 Eylül Cuma günü başlayacak olan Türkiye Rallisi, Dünyanın en hızlı ralli pilotlarının nefes kesen mücadelelerine sahne olacak. 3 gün boyunca Marmaris, Ula ve Datça bölgelerindeki özel etaplarda devam edecek heyecan, 155 televizyon kanalından canlı yayınlarla tüm Dünya’ya ulaştırılacak. Büyük gurur Son iki yıldır ‘ülkemizde düzenlenen en büyük uluslararası spor organizasyonu’ olan etkinlik ile ilgili bir açıklama yapan TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı; “Türkiye Rallisi organizasyonunun, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilecek olmasından büyük gurur duyuyoruz. Bu vesileyle, başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na ve bu projede emeği geçen tüm Devlet büyüklerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Bir kez daha ülkemizin gücünü tüm Dünya’ya göstermek ve tanıtımına katkıda bulunmak için hazırız.” dedi. Covit 19 kurallarına özen gösterilecek WRC Promoter CEO'su Jona Siebel de T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ve TOSFED'e teşekkür ederek. “Marmaris, pandemi sonrasında alınan önlemler doğrultusunda, tüm katılımcı ve seyircilerin keyifle ve güvenle seyahat edebilecekleri popüler bir tatil beldesi. Organizasyon Covid-19 protokolleri ile birlikte yürütülecek, güvenli bir ortam oluşturmak için Türkiye'nin sağlık yasalarına uygulanacaktır.“ açıklamasını yaptı.

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.galatasaray a.ş. 6
2.aytemi̇z alanyaspor 6
3.göztepe a.ş. 4
4.fati̇h karagümrük a.ş. 4
5.beşi̇ktaş a.ş. 4
6.fraport-tav antalyaspor 4
7.atakaş hatayspor 4
8.fenerbahçe a.ş. 4
9.kasimpaşa a.ş. 3
10.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 3
11.demi̇r grup si̇vasspor 3
12.hes kablo kayseri̇spor 3
13.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 1
14.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 1
15.trabzonspor a.ş. 1
16.gençlerbi̇rli̇ği̇ 1
17.yeni̇ malatyaspor 1
18.yukatel deni̇zli̇spor 1
19.mke ankaragücü 0
20.çaykur ri̇zespor a.ş. 0
21.medi̇pol başakşehi̇r fk 0

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM