Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Olaylı Maçla İlgili Ne Yazdılar?

  • 0 Yorum
  • 54 Görüntüleme

Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan ve yarıda kalan maç köşelere ve spor yazarları farklı açılardan yaklaştı. Hepsinin buluştuğu ortak nokta yapılan saldırıyı lanetlemekti. İşte köşelerde olaylı derbi...

Erman Toroğlu: HÜKMEN BEŞİKTAŞ’IN LEHİNE

 

“Hükmen Beşiktaş’ın lehine olur bu iş. Fenerbahçe bu işten büyük zarar görür. Hakem zaten yardımcılarıyla birlikte içeri girdikten sonra o anda bir daha geri dönüş kararı veremez.”

“Olaylara karışanlara ceza gelir. Koridorda kameralara var. Tribünde olaylar var. Bu işte Fenerbahçe büyük zarar görür. Bu olaylar tabii ki araştırılacak. Birileri bu maçın oynanmasını istememiş olabilir. Operasyon olabilir. Ancak yaşananlar sonrasında Beşiktaş’ın hükmen galip sayılması gerekir. Çünkü bu olaylarda Beşiktaş’ın günahı ne?”

“ Şenol Güneş hakikaten orada olayları yatıştırmaya çalışıyor. Şenol Güneş olayları ayırmak için uğraşıyordu. İyi niyetle uğraşıyordu, tahrik de etmiyordu.”

 

Ahmet Çakar: PROVAKASYON

 

Rakip 10 kişi kalmış, Fenerbahçe berabere bile kalsa finalde. Ama özellikle korner direğinin oradaki bir takım taraftarlar, bilerek Quaresma’ya cisim atıyorlar.

Bu olay asla birkaç öfkeli taraftarın taşkınlığı değil, organize, bilinçli ve Fenerbahçe’ye zarar vermek amacıyla yapılmış çok ciddi bir operasyondur.

40 yıldır futbolun içindeyim.

Hayatımda hiç görmediğim şeyler oldu. Bir takım düşünün; bilinçli ve aydın bir seyirci topluluğu var. Yani Fenerbahçe. Hatırlayın basketbol maçında sahaya cisim atan taraftarı, yine taraftarlar polise teslim etmişti. Dün gece rakip 10 kişi, üstelik skor avantajı Fenerbahçe’de... Yani berabere bile bitse Fenerbahçe finale uzanacak. Özellikle korner direğinin oradaki bir takım taraftarlar, bilerek ve isteyerek, kasten Quaresma’nın kafasına cisim atıyorlar. Bunu ancak ya provokatörler ya da Aziz Yıldırım- Ali Koç kapışmasındaki paralı köpekler yapar... Zira yapılan her şey eşyanın tabiatına aykırı. Fenerbahçe 10 kişi kalmıştır, seyirci galeyana gelmiştir ya da Fenerbahçe mağlup duruma düşmüştür, “Maç nasılsa bitti” diyen cahillerin sahaya çokça cisim attıklarını yıllardır gördük. Bu spor ahlakına aykırı ama doğal nizama uygun. Ama dün gece önce korner direğinin arkasından sonra da ikinci yarının ortalarına doğru Beşiktaş yedek kulübesinin arkasından atılan cisimle Şenol Güneş’in kafasını yaran provokatörler bilerek, isteyerek Fenerbahçe’nin ekmeğine kan doğramışlardır. Bu olay asla birkaç öfkeli taraftarın taşkınlığı değil, organize, bilinçli ve Fenerbahçe’ye zarar vermek amacıyla yapılmış çok ciddi bir operasyondur...

Yıllar önce Rize’de Fenerbahçe otobüsüne kurşun sıkanlar, spor üzerinden Türkiye’de sosyal kaos çıkarmayı planlamışlardı.

Dün gece ise aynı provokatörler Aziz Yıldırım-Ali Koç rekabetine şekil vermeye kalktılar. Ama olan Fenerbahçe’ye oldu. Fenerbahçe avucuna kadar gelen final şansını, hükmen kaybetti... Üstelik, ağır para ve saha kapatma cezaları da yolda... Değer mi hiç? Koltuk kavgası uğruna beslenen bu köpeklerin yaptığı bu olay, koskoca Fenerbahçe’ye ne kadar zarar verdi?

Ama tabii hakemin de ciddi hataları var. Sahada atılan ufak tefek cisimleri Mete Kalkavan manasız şekilde büyüttü...

Ufacık cisimlerde Quaresma korner atmaktan vazgeçti, Mete de bunları yedi... Mete’nin belki de hakkını yiyorum, alışılagelmiş psikolojik yaklaşımda bulunsa belki de sahaya atılan cisimlerde artış olacaktı yani sonuç değişmeyecekti ama görünen o ki bu maç bundan sonra aylarca konuşulup Türkiye’de çok farklı fay hatlarının kırılmasına neden olacaktır.

 

Attila Gökçe: İYİ NİYETLE ÇÖZMELİ

Fenerbahçe - Beşiktaş maçlarında iki kulübün de iyi niyetle çözmesi gereken bir sorun var. Kışkırtma, provokasyon. Rakibini itip kakan, boğazına sarılan, gereksiz sözlerle sinir bozan oyuncular var. Hakemin o noktada hakem olduğunu göstermesi gerek. Maalesef, önce tepkisiz, sonra da abartılı bir tepkiyle müdahale ediyor hakemler.

Beşiktaş kulübesinde meydana gelen olaylar da utanç verici... Orada - bizim anlayamadığımız - itiş kakış sonunda Şenol Güneş, başına isabet eden sert cisimle ciddi biçimde sarsılıyor. Ayağa kalkıp iyi niyetle işine dönmek istiyor ama ne mümkün!..

Şimdi top Futbol Federasyonu’nda. Alınacak karar da belli: Fenerbahçe’nin hükmen yenilgisine... Tabii, raporları bilmiyoruz... Bildiğimiz Şenol Güneş’in kafasına atılan dikişler.. Dikiş tutmayan futbolumuzu o dikişler kurtaracak mı? Hiç sanmıyorum.

 

Bilal Meşe: NASIL ANLAYIŞ BU?

Ligde ‘yalnızlığa’ mahkum ettiğiniz Fenerbahçe’yi desteklemenin yolu sahaya yabancı maddeler atarak, güzelim futbolu çirkinleştirmek midir? Nasıl bir taraftar anlayışıdır bu? Kaldı ki, kupanın ilk ayağında rövanş için harika sonuç almış Fenerbahçe, diğer yanda Pepe’nin kızarmasıyla on kişi kalmış bir Beşiktaş...

Dememiz o ki herşey ve de tur Fenerbahçe’nin lehine. Böylesi tabloda o yabancı maddeleri atanların, olayları yatıştırmak isteyen Şenol Güneş’i yere serenlerin, kafasına dikiş attıran ve hastaneye gönderenlerin niyeti olsa olsa Fenerbahçe’yi tamamen ‘sabote’ etmekten başka bir şey değildir!

Hadi pet şişelerini geçtik, adam anahtarlığını atıyor sahaya! Boyunuz-posunuz devrilsin, size taraftar demek için bin şahit lazım! Kuralları da bilmiyorlar, hakem uyarılarını yaptı, sonra yardımcılarını yanına çağırdı, tekrarı halinde soyunma odasına gider ve maça çıkmaz, farkında mısınız?

Bu bir futbol, savaş değil! Sahadaki asıl aktörlere bakıyorum, onların arasında ufak-tefek gerginlikler oldu, kaldı ki bu oyunun içinde var olan şeyler, size ne? Dememiz o ki, sahadakilerin bir suçu yok, asıl rezil sizsiniz, o tribünlerden sahaya yabancı maddeler atan, maçın yarıda kalmasını sağlayan taraftar müsvetteleridir! Hadi bakalım, eserinizle övünebilirsiniz, koca Fenerbahçe’yi yaktınız!

 

Ercan Güven: F.BAHÇE’Yİ MAHVETTİLER

Dün akşam Kadıköy’de üç kırmızı kartlı 2-2’lik maç kaldığı yerden devam etmedi, rezaletin dibine vurdu ve maç iptal edildi... Açıkça söyleyelim mi? Bu sezon stadı ikinci defa dolduran Fenerbahçe taraftarı, özellikle korner bayrakları çevresindekiler böyle istedi. Gelmediler gelmediler, geldiklerinde Fenerbahçe’yi mahvettiler.

Bırakın ayıbı günahı, hiçbir hesaba kitaba sığan iş değildi taraftarın sahaya eşya atması, rakip oyuncuyu, rakip hocayı nişangah yapması. Ne Fenerbahçe kaybeder durumdaydı tüm bunlar yaşanırken, ne de kaybetme ihtimali vardı. Rakip on kişi kalmış, ilk maçın 2-2lik beraberliği cepteydi. Yahu Beşiktaşlı futbolcular bile birbirleriyle tartışıyorlardı artık. O kadar belliydi sonuç.

Olaylar üzerine hakemler ve Beşiktaş soyunma odasına girerken o sırada arbede çıkan soyunma odası koridorlarına bir manga polisin yetiştirilmesi, ölmüş futbolun cenazesine koşan tören kıtasıydı sanki. Evet... Korkulan ama sakınılamayan olaylarla sanki komplo kokan ve büyük bir ihtimalle altından başka işler çıkacak olan eksantrik şekilde bitti bu iş.

 

Ömer Üründül: SABOTE ETTİLER

Pepe’nin hem de takımı oyuna hükmederken kendisini göz göre göre attırması senelerin deneyimli profesyonelinin takımını adeta sabote etmesiydi. Bu dakikadan sonra da saha içi dengeler tamamen Fenerbahçe lehine gelişti. Bu sefer F. Bahçe’nin kendini bilmez bazı taraftarlarının sabotajı başladı.

Şenol Güneş’e de çok çok geçmiş olsun. Fenerbahçe o kadar büyük bir yara aldı ki telafisi mümkün değil. Finalist olacakken kupadan elenmenin eşiğine geldi. Yazık değil mi Fenerbahçe kulübüne. Bunları yapmaya ne hakkınız var kendini bilmezler... Bunun yanında da hem futbolumuza hem de ülke imajımıza ihanet ettiniz.

Vodafone Park’ta oynanan ilk maçın skoruyla Fenerbahçe’nin önemli bir avantajı vardı. Dün de bunun üstüne Beşiktaş, 60 dakika 10 kişi oynayacaktı. Böyle bir durumda takımlarını destekleyip keyif alacaklarına, korner atışlarında sahaya yabancı madde yağdırmaya başladılar. Ve bunu defalarca tekrarladılar.

 

Gürcan Bilgiç: YOK ETME PLANLARI

Bir kupa rövanşının öfke seline dönüşmesini ibretle izledik. Sahada başlayan sertlik ve gerginliğin üstüne, tribünler de kendi üstlerine alındıkları bölümü sergilediler. Ayıp üstüne ayıp vardı. Üç sezondur iki takım maç yapmıyor, adeta birbirlerini yok etmek için gizli planlar üretiyor.

Kadıköy’de de avantajı eline almış takımları, Beşiktaş’ın hızını kesip, oyunun kontrolü peşine düşerken, korner attırmıyorlar Quaresma’ya. Pepe kırmızı görüyor, artık oyun kolaya dönüşecek, yine atıyorlar ellerine geçeni. Bunun adı tepki değil artık. Benzer olaylar başka statlarda yapıldığında demek laf bırakmayanların, aynı tabloyu kendi sahalarına taşımakta tereddüt etmemeleri gibi bir gariplik de var ortada.

Pepe’nin kartının ardından, her pozisyonda kendini yere atıp, hakemin kararından başka bir kırmızı çıkarmaya çalışan Medel veya Talisca’ya ne laf edelim. Kulübedeki rakip oyuncuları taciz etmeyi kendilerine hak görenlere diyecek bir söz olabilir mi? Ne zaman bu kadar düşman olduk. Neler söylendi ki bu oyunculara maç kazanmak için kendi yeteneklerini bir kenara atıp, sinematografik görüntülere yöneliyorlar ve bundan hiç çekinmiyorlar.

 

Ersin Düzen: İNSAN DENEMEZ

Rakip 10 kişi, avantaj F.Bahçe’de. Ve ısrarla bu olaylara devam edenler bulunmalı, ömür boyu spor organizasyonlarından men edilmeli. Savunmasız halde saha kenarında olan Şenol Güneş’in kafasını yarayacak kadar alçaklaşanlara insan denemez! Onlarda utanma olmadığından eminim, ama ben TV başında onların adına utandım.

Dün geceden bu yana uluslararası medyada bu derbide yaşanan rezilliğin manşetlere taşınmasından utandım! EURO 2024’ü almak için devletin en üst kademesinden, TFF’nin her bireyine kadar aylardır emek veren insanlara yapılan bu vicdansızlığa utandım! Yazıklar olsun!

 

Mehmet Demirkol: GERÇEK RAKİP ONLAR

Bu biletler eskisi gibi bedava değil. Sağdan soldan alıp giremiyorsunuz. Ayrıca ucuz da değil; Passolig var, kameralar var, rezil olmak var. Takımını yakmak var. Sadece kupayı değil ligi de kaybetmek var. Var oğlu var. Peki sadece stadın bir noktasından değil, 4 ayrı noktasından 4 ayrı zamanda hiçbir mantıklı sebebi yokken neden bu yapılır? Bunun bir açıklaması olabilir mi? Beşiktaş eksik, skor tura yeterli. Bu skor sadece turu getirmez, büyük oranda kupayı getirebilir. En güçlü rakibi ligde strese sokabilir. Doğuracağı imkanların sonu yok. Peki bu nedir? Bunun adı sabotaj. Kusura bakmayın. Bilerek planlayarak ya da doğaçlama.. Ama gerçek olan şu: Bu olup biten hayatın normal akışına uygun değil.

O kameralar, o Passolig, o tedbirler eğer bu olayı aydınlatmayacaksa çöptür. Trabzon’daki toplu katliam girişimi hâlâ faili meçhul. Kafasına rakı şişesi isabet edip hayatı kayan çocuk olayı faili meçhul. Daha bir çok başka olay gibi. Eğer bu da faili meçhul kalırsa işte o zaman Türk futbolunun cenazesini kaldırırız. Neden? Bunu yapanlar neden olduğunu hepimize anlatmalı. Ve bir daha sahaların yanına bile yaklaşmamalılar.

Uğur Meleke: NE DEĞİŞTİ?

Elektronik bilet uygulamasına geçtik, peki dün gece sahaya yabancı cisim yağdıran o teröristler şu anda hapisteler mi? Değilse, ne değişti Allah aşkına? Peki bu teröristleri tutuklamayı başarırsak dahi, onları birkaç yıl hapiste tutacak yasa değişikliği yapıldı mı? Yoksa maça gelip, teknik direktör ya da futbolcu yaralayıp, sonra “lütfen bir yıllığına maçları evinde izle” mi diyoruz o teröriste?

Ben şu anda aktif sporcu ya da teknik direktör olsam, kesinlikle meslektaşlarımı greve davet ederdim. Ve tekrar can güvenliğimiz sağlanana kadar, suçlu suçsuzdan ayırt edilebilene ve layıkıyla cezalandırılana kadar maçlara çıkmazdım... Bunun adı terör çünkü. Başka bir şey değil...

 

Güntekin Onay: KENDİNİ BİLMEZLER...

Sahada uluslararası birçok yıldız var. 2 büyük takım, 2 saygın kulüp karşılaşıyor. Türkiye ekran başında nefis bir mücadele bekliyor. Sahadakiler 1-2 kişi dışında iyi niyetli. Ama 3-5 kendini bilmez F.Bahçeli sanki takımlarını mahvetmek için harekete geçiyor. Beşiktaş 10 kişi. Skor lehine, her türlü avantaj F.Bahçe’de. Neyin peşindesiniz beyler? Neden sahaya-rakibe bir şeyler atıyorsunuz?

Tüm bu yaşananlar düşündürücü ve üzücü. Yazık F. Bahçe’nin emeklerine. Yazık futbolumuza. Bu yaşanan olaylar bir Şampiyonlar Ligi maçında olsa, örneğin Mourinho veya Guardiola’nın kafası atılan maddelerle yarılsa karar ne olurdu ? Adil ve sağlıklı yorum yapabilmek için bu durumu da göz önünde bulundurmamız gerekir. Dün üzüldük. Çünkü sanıyorduk ki Türk futbolu bu yaşananları çoktan aşmıştı. Yazık oldu. F.Bahçeli oyuncuların emeğine. Yazık oldu marka değerimize.

 

Metin Tekin: FUTBOLU BİTİRİYORUZ

Uzun zamandır söylüyorum; bu güzel futbol oyununu bitirecek iki şey var: Şike ve şiddet. Dün akşam Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Ziraat Türkiye Kupası yarı final rövanş maçında da şiddetin futbola nasıl zarar verdiği bir kez daha çok açık bir şekilde görüldü. Gerilim ve yaşananlar karşılaşmanın yarıda kalmasına neden oldu. Bunun neden olduğunu söylemek veya “Şu tahrik etti, şu yüzden” demek, bence dünyanın en gereksiz bahanesidir. Beşiktaş’ın kazandığı köşe vuruşlarında başlayan, daha sonra kulübeye sıçrayıp Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in yaralanmasına kadar uzanan olaylar silsilesi taraftarların futbola etkisini açık bir şekilde gösterdi. Yaşananları sadece Fenerbahçe seyircisi üzerinden değil, bazı futbol seyircilerinin yaklaşımı olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu işler böyle devam ederse ne bu oyunun seyredeni kalır ne de heyecanı ve zevki... Ben şu yaklaşıma da karşıyım; her şey Fenerbahçe’nin lehine gidiyor, rakip 10 kişi kalmış, 0-0’lık sonuç Sarı Lacivertli takıma Türkiye Kupası’nda finale çıkması için yetiyor... Neden taraftar bunları yapıyor? Tam tersi de yaşansa, seyirci bu taşkınlıkları aklına getirmemeli. Skora gidişata göre değil, taraftarın naturasında bu olmalı.

Gelelim, dün akşamki olayların başlamasında etkili olan nedenlerden Pepe’nin kırmızı kart görmesine... Portekizli futbolcu, yerden kayarak bu hareketi yapsa, o zaman çok net sarı karttan bahsedebiliriz. Ancak havadan yani yüksekten sıçrayarak müdahalesi hareketin şiddetini artırdığı için hakem Mete Kalkavan’ın verdiği kırmızı kartı doğru karar olarak görüyorum.

 

Rıdvan Dilmen: BU ELLER KESİLMELİ

“Detayları incelenir inşallah. Daha reklamlar bu. Bismillah bakalım. Bu süreçler böyle kolay süreçler değil. 6-7 yıldır spora atılan eller var. Temizlenmeyen eller var. Bu eller kırılmazsa, kesilmezse bu olaylar sürer. Her camia için geçerli. Her sportif ve sportif alan dışında da bu eller kesilmeli. Yarısı bile kesilmedi daha. Çok çirkin bir gün olarak tarihe geçecek. Devletin bu dakikadan itibaren bir şeyler yapması lazım. Bu sadece sportif bir olay değil. Bu normal bir olay değil.”

 

Rüştü Reçber: GÖREVİNİ HATIRLATTI

Birbirlerini nasıl attıracaklarının yarışında olan futbolcu kardeşlerimizi gördük. Bu tuzağa düşmeyen tek isimse maçın hakemiydi. Gerilimi çabuk atlatan futbolcular nihayet görevlerini hatırladılar ve tempolu maçı izlemeye başladık. Lakin baştan beri anlamakta zorluk çektiğim taraftarların tavrı nedeniyle hakemler de soyunma odasına girdi.

Sonra biraz geriye sardım; düşündüm, düşündüm. Bunun sebepleri nedir diye... Maçla alakası yok bence, İlk karşılaşma 2-2, rakip 10 kişi kalmış peki neden taraftar bu durumda?

Sonuç... Maalesef olan güzelim maça oldu. Maçı maçlıktan çıkaran geçmişteki söylemleriyle ve tutumlarıyla olayların bu noktaya gelmesine neden olan yöneticiler ve spor adamları karşıma çıktı... Yazık ki ne yazık... Halen bir arpa boyu bile yol kat edemediğimizin bir kanıtıydı dün gece.

Etiketler : Ahmet Çakar Attila Gökçe Bilal Meşe Ercan Güven Erman Toroğlu Ersin Düzen Fenerbahçe Beşiktaş Güntekin Onay Gürcan Bilgiç Mehmet Demirkol Metin Tekin Ömer Üründül Rıdvan Dilmen Rüştü Reçber Uğur Meleke

Kategoriler : Beşiktaş Fenerbahçe Futbol Genel Manşet

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Ne yaptın Aslan’ım: 2-1
Galatasaray UEFA Avrupa Ligi playoff mücadelesinde İskoçya’nın Glaskow Rangers takımına 2-1 kaybederek Avrupa macerasına çok erken nokta koydu. Stat: Ibrox Hakemler: Andris Treimanis, Haralds Gudermanis, Aleksejs Spasjonnikovs (Letonya) Rangers: McGregor, Tavernier, Helander, Goldson, Barisic, Davis, Kamara, Arfield, Hagi (Dk. 78 Jack), Morelos (Dk. 87 Itten), Kent Galatasaray: Fatih Öztürk, Elabdellaoui, Luyindama, Marcao, Linnes, Taylan Antalyalı, Emre Kılınç, Feghouli (Dk. 73 Diagne), Belhanda (Dk. 66 Etebo), Babel (Dk. 65 Ömer Bayram), Falcao Goller: Dk. 52 Arfield, Dk. 59 Tavernier (Rangers), Dk. 87 Marcao (Galatasaray) Sarı kartlar: Dk. 29 Elabdellaoui, Dk. 65 Belhanda (Galatasaray) Galatasaray Avrupa defterini İskoçya’da kapattı. Sarı Kırmızılı takım UEFA Avrupa Ligi playoff karşılaşmasında Glaskow Rangers’a 2-1 kaybederek elenmekten kurtulamadı. Ev sahibi ekibin gollerini Arfield ve Tavernier’den geldi. Galatasaray'ın tek golünde ise Marcao imzası vardı. Bu sonuçla birlikte Rangers, UEFA Avrupa Ligi'nde gruplara kalarak hedefe ulaştı. Galatasaray, Beşiktaş ve Alanyaspor'dan sonra Avrupa'dan elenen takımlarımız arasına girdi. Yoluna devam eden temsilcilerimiz Medipol Başakşehir ile Demir Grup Sivasspor… Bu arada bu yenilgi, ülke puanı anlamında çekişme içinde olduğumuz İskoçya için bir avantaj oluştururken, ülkemiz adına ise olumsuz bir durum yarattı. Karşılaşmaya daha atak başlayan taraf ev sahibi taraftı. Ancak bu üstünlük kale önlerinde tehlike oluşturmak için yeterli değildi. İlk yarı süresince iki takım da gol pozisyonu üretmekten hayli uzaktı. Golsüz tamamlanan ilk yarının ardından ikinci yarıya da Glaskow Rangers daha iyi başladı. 52. dakika oynanırken, ev sahibi ekip maçtaki ilk golünü kaydetti. Hagi'nin orta alandan çıkardığı derin pasta, kaleci Fatih Öztürk ile karşı karşıya kalan Arfield, topu filelerle buluşturdu; 1-0. Bu golün üzerinden çok fazla geçmeden, kronometreler 59’u dakikayı gösterdiği sırada, Rangers farkı ikiye çıkardı. Sol kanattan Barisic'in ceza alanına çıkardığı top defanstan sekti ve arka direkte Tavernier’in kafasıyla buluştu. Bu oyuncunun kafa vuruşu ağlarımıza gitti ve skor 2-0 oldu. Golden sonra Galatasaray oyunu biraz daha rakip yarı alana yıktı. 87. dakika oynanırken, Sarı Kırmızılı takımın sağ taraftan kullandığı kornerde arka direkte pozisyon alan Marcao’nun kafa vuruşuyla skor tabelası 2-1’e geldi. Gol sonrası iki ekip te sonucu değiştiremeyince karşılaşma ev sahibi ekibin gruplara kalması, Galatasaray’ın ise, bu yılki Avrupa yolculuğunun nihayete erdiği düdük sesiyle sona erdi.

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.aytemi̇z alanyaspor 16
2.fenerbahçe a.ş. 14
3.galatasaray a.ş. 10
4.fati̇h karagümrük a.ş. 8
5.çaykur ri̇zespor a.ş. 8
6.kasimpaşa a.ş. 8
7.fraport-tav antalyaspor 8
8.yeni̇ malatyaspor 8
9.göztepe a.ş. 7
10.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 7
11.medi̇pol başakşehi̇r fk 7
12.beşi̇ktaş a.ş. 7
13.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 7
14.demi̇r grup si̇vasspor 7
15.atakaş hatayspor 7
16.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 6
17.hes kablo kayseri̇spor 6
18.trabzonspor a.ş. 5
19.yukatel deni̇zli̇spor 5
20.gençlerbi̇rli̇ği̇ 4
21.mke ankaragücü 1

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM