Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Hep o şarkı: Kaybolan yıllar

  • 0 Yorum
  • 48 Görüntüleme
Yıldırım Demirören’in yedi yıllık futbol federasyonu başkanlığı, başladığı gibi tuhaf biçimde noktalandı. Bu uzun görev dönemiyle ilgili olarak, duygusallığı bir kenara bırakıp işi ölçülebilir değerler açısından ele aldığımızda, tam bir iflas durumunun sözkonusu olduğunu ilgili herkes görüyor, biliyor, söylüyor. Bunun temel nedeni, TFF’nin bu konudaki görevlerini yerine getirmeyişi. 1989’dan bu yana özerk futbol yasası TFF’ye olağanüstü yetkiler verdi ama bunlar gerektiği gibi kullanılmadı. Bunun dışında da başta Milli Takımın başarısızlığı olmak üzere pek çok konuda büyük fiyaskolar yaşandı. 2016 Avrupa Şampiyonası mücadelesinde Fransa ile aramızda 7-6’lık bir mücadele varken bu kez Almanya karşısında niçin 12’ye 4’lük bir yıkım yaşadığımızı da kimse merak etmedi. Demirören, yabancı futbolcu sayısından başlayıp başka pek çok konuda sürekli bir tutarsızlık ve çelişkiler yumağında boğuldu. Sayın Demirören’in TFF başkanlığına getirilmesi, bu ülkede ne yazık ki sık sık olan akılalmaz işlerden biriydi çünkü Beşiktaş kulübünün başkanlığı döneminde çok büyük zararlara ve sıkıntılara yol açmıştı. Yapılan büyük harcamalara karşın hiçbir açıdan en küçük bir başarı sözkonusu değildi. Yönetim açısından yapılan yanlışlarla da Del Bosque ve futbolcu Ferrari’ye 8,5’ar milyon EURO ödemek zorunda kalmak gibi korkunç durumlar yaşanmıştı. Yıldırım Demirören göreve başladığı gün Milli Takım dünya sıralamasında 25’likteydi, bugün 41.sırada. yedi yılın içine denk gelen 2012 ve 2016 Avrupa Şampiyonalarıyla 2014 ve 2018 Dünya Kupalarından sadece 2016’ya katılabildik. O da ‘katılmayanı dövüyorlar’ şeklindeki 24 takımlık düzenlemenin getirdiği avantajdan mucizevi şekilde yararlanarak mümkün olabildi. Şampiyonada ne yapabildiğimizi ve neler yaşandığını hepimiz biliyoruz. Yıldırım Demirören milli takımda üç teknik adam ile çalıştı. Kendisinde önce göreve getirilmiş bulunan Abdullah Avcı’nın görev döneminin tamamına yakını onunla geçti. Fatih Terim’in göreve getiriliş şekli tatsızdı. 2+5 yıllık olduğu belirtilen sözleşme ve Türkiye Futbol Direktörü unvanına pek anlam verilemedi. Ne yaptığını bilmez, diye nitelendirilebilecek işlerin sonucunun ne olduğu da görüldü. Son teknik adam Lucescu ile yaşananları da kuşkusuz ki biliyorsunuz… Sayın Demirören’in futbolumuzun içinde bulunduğu sorunların çözümü konusunda ne gibi bir fikrinin bulunduğu konusunda hemen hiçbir bilgi edinmek mümkün olamadı. Uygulamalara baktığımızda da tutarsızlık ve çelişki en çok rastladığımız özellikler oldu. Bunlarla ilgili olarak zaman zaman dehşet verici derecede saçma sözler etmekten de kendini alamadı. Ancak bütün bunlara pek aldırış eden de olmadı. Örneğin, göreve geldiği günlerde futbolumuz tam anlamıyla bir altüst oluş sürecindeydi. Şike olayıyla ilgili gelişmelerde öncelikli görev TFF’nindi. O da sürekli topu taca atma çabası içinde göründü. Bunu anlamak mümkündü. Hatta TFF başkanı ben de olsam o korkunç dönemde başka birşey yapamazdım. Ancak hiçbir aşamada tutarlı ve kararlı olmak gibi yöneticiliğin temel niteliklerine hiç kulak asmadı. Elbette ki iş o kadarla kalmadı. Muhtemelen en büyük fiyaskosu, yabancı futbolcu sayısındaydı. Bu sayının 5+0+2 gibi Hacivat-Karagöz oyununa benzer formüllerle azaltılmaya çalışıldığı bir dönemde sayı birdenbire 14’e çıkarıldı. Daha önce bu sayının azaltılmasını şiddetle savunan bir kişi olarak bunun tam tersi olan yeni uygulamaya da sahip çıktı. Bunun futbolumuza çok yararı olacağını ileri sürdü. 2024 Avrupa Şampiyonasını alma konusunda fazla bir şansımızın bulunmadığını, bu işleri bilen herkes size söyleyebilirdi. Ancak Yıldırım Demirören bu konuda da kendisine herhangi bir hesap sorulmayacağını bildiğinden, bize masal anlatmakla yetindi. Şampiyonayı alabilmek için hangi çalışmanın yapıldığını ve nerelere ne kadar para harcandığını bilmek mümkün değil! Bu konudaki asıl büyük fiyasko olan 2016 mücadelesinde Fransa’ya yediye karşı altı oyla kaybedişimizin yanında, bu kez 12-4’lük bir bozgunun ortaya çıkması üzerinde kimse durmadı. Yıldırım Demirören döneminde TFF görevlerini gerektiği gibi yapabilse, başta büyük kulüplerimiz olmak üzere futbolumuz böyle bir borç batağına düşmeyebilirdi. Bu borçlar, hiçbir futbol aklına uygun olmayan ve işleyişi itibariyle de düpedüz bir soyguna dönüşen transferlerden doğdu. O transferler için yeterli kaynak olmadığından devreye bankalar girdi. O bankaların faizleri de kulüpleri bu hale getirdi. TFF bütün bunları yıllarca seyretti. Kulüplere şimdi uygulanacağı söylenen birtakım müeyyideler, özerk futbol yasasının çıkarıldığı 1989’dan bu yana gündeme gelmiş durumda. Ancak bunların hiçbiri uygulanmadı. Ne zaman ki işe UEFA el koydu, ondan sonra biraz kıpırdanma başladı. Atı alan çoktan Üsküdar’ı geçtiğinden şimdi ne yapılabileceği de pek bilinmiyor. Kulüplerin borç batağından kurtarılması için TFF ile Bankalar Birliği toplantısından kimsenin birşey anlayamayışı bundandır. irören’in görev dönemiyle ilgili olarak daha sayfalar dolusu olumsuzluğu burada sıralayabilirim. Elbette ki Demirören’in gücünü aşan sıkıntılar, çözemeyeceği sorunlar vardı. Ancak yapabileceği yığınla işi de ıskalamış ya da pek üzerinde durmayı gerekli görmemiştir. Özeti şudur: Futbolumuz bir yedi yıl daha yitirmiştir.

Etiketler : Ahmet Çakır Futbol spor sporvitrini.com

Kategoriler : Futbol Manşet Yazarlar

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
“Beşiktaş aşkına imza at”
Beşiktaş ve adidas işbirliğinde yepyeni bir boyut. Siyah Beyazlı takım ile adidas forma sponsorluğunda farklı bir birlikteliğe imza atarak,, 2020-2021 formalarının lansmanıyla eş zamanlı olarak çok özel bir projenin de startını verdi. Vodafone Park’ta Beşiktaş yeni sezon formalarını spor medyasının önünde görücüye çıkardı ve ‘Beşiktaş Aşkına İmza At’ projesini de hayata geçirdi. Beşiktaş ve adidas arasındaki uzun yıllardır süregelen iş birliği ”Beşiktaş Aşkına İmza At!” projesiyle daha da pekişmiş oldu. COVID 19 salgını nedeniyle 2019 - 2020 sezonunda futbolcu ve taraftarın birinden uzak kalarak statlarda buluşamamasından yola çıkarak hazırlanın “Beşiktaş Aşkına İmza At!” projesi kapsamında, futbolcular taraftarların imzalarını taşıyan formalarla sahaya çıkacak. Projenin startı Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi ve adidas Türkiye Genel Müdürü Hakan Atalay’ın katılımıyla Vodafone Park’ta düzenlenen basın toplantısıyla verildi. Yeni sezon formaların tanıtımına Beşiktaşlı futbolcular Atiba Hutchinson, Ersin Destanoğlu ve Fabrice N’Sakala, altyapıdan Serdar Saatçi, Emirhan Delibaş ve Berkay Vardar ile Beşiktaş JK Bayan Futbol Takımı’ndan Senem Pınar Özer, Berdan Bozkurt ve Emine Yaren Çolak katıldı. Bir derbi maçında imzalı formalar giyilecek Proje, www.besiktasaskinaimzaat.net web sitesinin hizmete girmesiyle hayata geçecek. Beşiktaş taraftarları siteye girerek forma çizimleri üzerinde ayrılan yerleri kategorilere göre seçip imzalarını atacak ve formaya attığı bu imza ile hem forma satın alacak hem de seçtiği kategoriye göre kulübe destek sağlayacak. İmzalar daha sonra tasarımcılar tarafından el emeği ile formalara aktarılacak ve taraftarların imzasını taşıyan formalar üretilecek. İmzalar tamamlandığında ve formalara aktarıldığında Beşiktaş futbol takımı kendi sahasında oynayacağı bir derbi maçında bu formalar ile sahaya çıkacak. Ayrıca, taraftarların desteğine karşılık satın alınan formalar futbolcuların imzasıyla destek veren taraftarlara gönderilecek. Başkan ‘şampiyonluk’ istiyor Forma tanıtımında Zorlu bir sezonun geride kaldığını belirten Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, Haziran’da başlattıkları öze dönüş kampanyasında başta taraftar olmak üzere, destekçiler ve iş dünyasının değerli temsilcilerinin gösterdikleri ilgi için memnuniyetini dile getirdi. Kampanyanın farklı projeler ile devam edeceğinin altını çizen Çebi, “Yeni sezonun ilk toplantısını forma sponsorumuz Adidas’la yapmak nasip oldu. Bildiğiniz üzere adidas ile uzun yıllara dayanan bir dostluğumuz var. Her zaman bizi dinleyen, anlayan adidas gibi bir partner ile birlikte yeni sezonda hepimize uğurlu geleceğine inandığımız formalarımızı beraber lanse etmekten mutluluk duyuyoruz. Taraftarlarımızın, kulübümüzün ve tabii ki benim ortak dileğimiz bu formalarla şampiyon olmak. Bu süreçte hepimiz elimizi taşın altına koyduk ve tüm gayretimizle şampiyonluğa gideceğimize inanıyorum. Taraftarımızın bize her zaman maddi ve manevi desteği büyük. Bugün formalarımızla birlikte adidas ile yeni bir kampanyamızı açıklayacağız. Bu projenin benim için en önemli yanı, taraftarımızı da içine alıyor olması. Taraftarla futbolcularımızı birbirine gönülden bağlayacak ve kulübümüze katkıda bulunacak bu özel proje inanıyorum ki büyük ilgi görecek” dedi. Yüksek teknoloji ürünü... Çebi’nin ardından sözü alan adidas Türkiye Genel Müdürü Hakan Atalay, yeni formaların tasarımına ve yüksek teknoloji özelliklerine vurgu yaptı. Atalay, dijital imza projesiyle ilgili olarak, “Her zaman taraftarlar oyuncu imzalı formalara ulaşmak için heyecanla bekler. Ancak bu yıl taraftarın coşkusundan uzak kalan oyuncularımızın da bu motivasyona ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Ve ilk defa taraftarların imzalarından oluşan, takım tarafından da bir derbi mücadelesinde giyilecek formalarla daha önce yapılmamış bir işi hayata geçiriyoruz. Bu kampanyanın özünde taraftarımız ve takımımız arasındaki duygusal bağ var. Bu bağ, içinde özlem, sevgi ve birbirine kenetlenmenin olduğu karşılıklı bir destek barındırıyor. Bu yeni projemizle taraftara diyoruz ki mesafeler önemli değil, önemli olan aramızdaki bağ. Bu nedenle ve bir kez daha diyoruz ki, “Beşiktaş aşkına imza at ve formanla kalplerdeki yerini al” dedi. Gelecek sezon formasını taraftar tasarlayacak! Etkinliğin soru cevap bölümünde, spor yazarı Erden Aktoğu iki farklı ülkeden iki farklı takımın 2021 - 2022 sezonu formalarını taraftarıyla birlikte tasarlamak istediğini ve bunu bir tür yarışmaya açtığını söyledi. Beşiktaş'ın da böyle bir uygulamaya imza atmak ve bu anlamda bir çığır açma fikrinin olup olmadığını soran Aktoğu'ya Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi ve adidas Türkiye Genel Müdürü olumlu yanıt verdiler. Başkan Çebi, kameraların önünde Genel Müdür Atalay'la yaptığı kısa görüş alışverişinden sonra şu açıklamayı yaptı; "Bu güzel bir öneri. Buradan gelecek sezon takımımızın giyeceği formaların dizaynının taraftarımıza açacağımız bir tür yarışma sonrasında, onların çizdiği ve onların istediği gibi olacağı haberini şimdiden vermek istiyorum." 2020-2021 sezonu yeni formaları Özel lansman etkinliğinde tanıtılan Beşiktaş Futbol takımlarının 2020-2021 futbol sezonunda giyeceği formalar, Beşiktaş’ın taraftarının gönlünde yer tutan efsane formalarından aldığı ilhamla “Beşiktaş Aşkını” temsil ediyor. İç Saha Forması; Beşiktaş’ın efsane 90-91 sezonu formalarından esinlenerek hazırlandı. Asaleti yansıtan diyagonal beyaz-gri rengiyle ve adidas ikonik üç bant detaylarıyla 90’lı yılları yaşatıyor. Deplasman forması çubuklu Deplasman Forması ise Beşiktaş’ın simge çubuklu formasından ilhamla, ‘pinstripe’ tasarım detaylarıyla yeniden yorumlandı. Cesur ve güçlü görünümü ile fark yaratıyor. Üçüncü Forma; Beşiktaş’ın armasında yer alan Türk bayrağındaki cesur kırmızı renkten ilhamla geleneksel renklere alternatif forma olarak tasarlandı. Forma ayrıca kollarında yer alan kartal tüyü desenleriyle de dikkat çekiyor.

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.fati̇h karagümrük a.ş. 7
2.galatasaray a.ş. 6
3.aytemi̇z alanyaspor 6
4.göztepe a.ş. 4
5.beşi̇ktaş a.ş. 4
6.fraport-tav antalyaspor 4
7.atakaş hatayspor 4
8.fenerbahçe a.ş. 4
9.kasimpaşa a.ş. 3
10.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 3
11.demi̇r grup si̇vasspor 3
12.hes kablo kayseri̇spor 3
13.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 1
14.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 1
15.trabzonspor a.ş. 1
16.gençlerbi̇rli̇ği̇ 1
17.yeni̇ malatyaspor 1
18.yukatel deni̇zli̇spor 1
19.mke ankaragücü 0
20.çaykur ri̇zespor a.ş. 0
21.medi̇pol başakşehi̇r fk 0

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM