Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Ham hayaller, acı gerçekler!

  • 0 Yorum
  • 61 Görüntüleme

Galatasaray’ın Real Madrid karşısındaki hezimeti aslında geliyorum diyen bir felaketti. Bunu görmezden gelmeye çalışmanın faturası da haliyle ağır oldu.

Şu ara iyi durumda olmadığı ileri sürülen güçlü rakibin İstanbul’daki maçta bulduğu rekor sayıda gol pozisyonu görmezden gelinip ‘Şampiyonlar Ligi tarihinde aynı dakikada 3 pozisyona girmiş başka takım var mıdır’ şeklindeki şişinme çabasının sonucunun bu olması doğaldı. Ligdeki perişanlığın yanında PSG ve Real Madrid maçlarında biraz yükselmiş gibi görünen direncin derde deva olmayacağını daha iyi anlamak gerekiyordu.

Aslında bu ilk kez yaşanın bir durum değil. Sarı Kırmızılı takım, bugünkünden çok daha parıltılı bir durumdayken üstelik bu kez İstanbul’da da Real’den yarım düzine yemişti. Bir yandan Devler Ligi’ni kazanma hayalinin bulunduğunu ileri sürüp öte yandan böyle felaketleri önleyememek, bize özgü bir masal dünyasında yaşamak anlamına geliyor. Oynadığınız son 30 maçın sadece 2’sini kazanabilmiş olmanız gibi süreklilik kazanmış bir felaketi gözlerden uzak tutabilmek için böylesi hayalleri gündeme getirmenin ne yararı olduğunu da acı biçimde görmüş olduk.

Cim Bom’un bu zorlu maça hiç de iyi hazırlanmamış olduğu ilk 10 dakika içinde görüldü. Rakibin ilk 2 atağında da topun ağları bulmuş olmasında belki başka etkenlerin de payı vardı ama sizin sağlam bir oyun planınızın olmayışı ve bunu uygulayacak oyuncuların ortalıkta görünmeyişi en belirleyici etkendi.

Şunu açıkça görmeliyiz: Galatasaray, Şampiyonlar Ligi tarihindeki en perişan maçını oynadı. 90 dakikanın 80’i tek kale maç şeklinde geçti. Sarı Kırmızılı takımın topu rakip alanda tutabildiği süre toplam 10 dakika bile değildi. Real Madrid özellikle ilerde uyguladığı baskıyla soluk aldırmadı. Galatasaray’ın çok üzerindeki sağlam oyun anlayışının yanında üstün fiziksel güç, bireysel yetenek gibi özellikleriyle yıkıcı bir maç oynadı.

Böyle bir oyunda Sarı Kırmızılı takımın önde oynayan oyuncularının ayağına dakikalarca top bile değmedi. Yani fiilen oyunun büyük bir bölümünü 8-9 kişi oynamış gibi oldu. Bununla ilgili oyuncu değişiklikleri de sorunu çözebilecek nitelikte değildi. Belki kadro belirlenmesinde başka tercihler skorun biraz daha düşük olmasını sağlayabilirdi ama fazla birşey değişmezdi.

Galatasaray’ın buna nasıl karşı koyabileceği yolunda hiçbir çözümünün olmadığı 90 dakikanın hemen her anında görüldü. Oyuncuların büyük bir bölümünün çok da umurunda değil gibiydi olupbitenler. Burada da örneğin 3 kiralık oyuncudan oluşturulan bir ortasaha üzerinde tartışmak gerekiyordu.

Galatasaray geçmişte bugünkünden daha zayıf kadrolarla Şampiyonlar Ligi’nde bundan çok iyi sonuçlar alabildi. Ancak o dönemlerdeki takım bütünlüğü şu anda çok uzaklarda kalmış gibi görünüyor.

Kadro değeri Galatasaray’ın çok altında olan takımlar bile Devler Ligi’nde şaşırtıcı işler yapabiliyor. 41,80 milyon Avroluk kadro değeriyle Galatasaray’ın 3’te 1’inden bile daha düşük maliyetli Slavia Prag, Barcelona deplasmanında dev rakibi ile başabaş oynadı ve gol yemeyip puan aldı. D.Zagreb, Kızılyıldız, Olimpiakos gibi zayıf takımlar bile güçlü rakipleri ile başabaş oynayabiliyor. Sadece Galatasaray bunu başaramıyor ve sonrasında bununla ilgili bir yığın masal dinlemek zorunda kalıyoruz.

Sarı Kırmızılı takımın benzer bir felaketi Aralık ayında PSG karşısında yaşamasının nasıl önlenebileceğini de bugünden düşünmekte yarar var. Hatta arada İstanbul’daki Brugge maçını kazanıp da grupta 3.lük için umutlanabilir miyiz, noktası üzerinde de epeyce düşünmek gerekecek. Bugünkü durum, Belçika takımının İstanbul’da rahatlıkla kazanabileceğini gösterir gibi…

Terim’in Galatasaray’da sonsuz bir kredisinin bulunduğu zaman zaman ileri sürülüyor. Bunun pek de doğru olmadığını Real Madrid maçından sonra sosyal medyada yazılanlardan kolaylıkla görebilirsiniz. Kaldı ki normal medya da yaşanan korkunç durumu görmezden gelmeyecektir.

Sadece 2 oyuncusunu kaybedip yerine 10 adam almış olan geçen yılın şampiyonunun ne olup da bu kadar geri gittiği yolundaki açıklamalar hiçbirşey anlatmıyor. Ne olduğu anlaşılmaz sorunların çözümü için Ocak ayının adres gösterilmesi de kimi ne kadar umutlandırabilir, pek kestiremiyorum. Galatasaray’da Terim’le ilgili olarak değişik konuların gündeme gelebileceği bir süreçte hızla yol aldığımızı görmezden gelemeyiz. ‘Bütün sorumluluk bende’ dedikten sonra bunu üstlenmeye pek de yanaşmayan ek açıklamalar artık kimseyi ikna etmiyor. Bir ‘kan değişimi zorunluluğu’ bundan sonra sürekli gündem konusu olacaktır.

Etiketler : Real Madrid Galatasaray

Kategoriler : Futbol Galatasaray Manşet Yazarlar

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Şeytanın “Gör” dediği (1)
Sözünün eri futbolcu… Jeremain Lens Fenerbahçe’den ayrılırken bir söz etmişti; “Ben Fenerbahçe’den başka yerde oynamam”. Sonra Beşiktaş’a gitti Surinam asıllı Hollandalı… Sağ açık yaptılar oynamadı. Sağ beke çektiler hiç oynamadı. Eeeee adam söylemişti. Gerçekten sözünün eriymiş. “Ben Fenerbahçe’den başka yerde oynamam” demişti. Dediğini yaptı ve hiç oynamadı… Gelirler Genel Müdürü Türkiye Futbol Federasyonu futbol dışında her şeyle uğraşıyor. Şimdi de vergi işlerine soyundu Sayın Nihat Özdemir. Dedi ki; “Kulüplern vergi borçlarını göz önüne almıyoruz”. Peki adama sormazlar mı, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu”... Devlet bile vergi borçlarını ancak yapılandırarak hallediyor. Federasyon ise, ‘Bol keseden atıyor’; “Bu yıl vergi borçlarını affettik. Mübarek Federasyon Başkanı değil de, Gelirler Genel Müdürü… Para dik durdu ! Bir söyledikleri, bir söylediklerini uymuyor. Geçtiğimiz sezon üç takım Yeni Malatyaspor, Hes Kablo Kayserispor ve MKE Ankaragücü Süper Lig’de son üç sırada yer alınca kurallar gereği küme düştüler. Önce ligin normal şekilde alttan gelen üç takımla birlikte 18 takımla devam edeceği açıklandı. Ancak herhalde birileri federasyonun kulağını bükünce, birden bire ligin 21 takımla oynanacağı açıklandı. Play off’ta final oynayan Adana Demirspor, “Bizi de alın ve lig 22 takım olsun” dedi. Lakin federasyon baktı ki bu işin içinden çıkılamayacak, ‘Yazı tura’ atmaya karar verdi. Yazı gelirse 18, tura gelirse 22 takımla yola devam para ‘dik’ durursa 21 takımla oynarız dedi. Veeee para Kemal Sunal’ın o unutulmaz film sahnesinde olduğu gibi ‘dik’ durdu ve 21 takımlı bir serüvene yelken açtık… Amaç Digitürk canlansın ‘mı’ acaba? Diyoruz ya bu federasyonun bir dediği bir diğerini tutmuyor diye. Alın size bir örnek daha… Futbol Federasyonu daha önce maçların yüzde otuz seyirci kapasitesiyle oynanacağını açıklamıştı. Herhalde yine birileri kulak çekti ki, anında çark edildi ve “İlk yarı seyircisiz oynanacak” dendi. Ben bu durumdan iki anlam çıkarıyorum. İlki ‘Önce insan sağlığı’ gerçeğidir. Buna tüm kalbimle “Okey” diyorum. Ancak bir ikinci anlam var ki hayli mide bulandırıyor. Seyirci maçlara gidemeyince ne yapacak, gidip Digitürk abonesi olacak. Bu durum bir, ‘ al takke ver külah’ durumu olmasın sakın. (!) Benim gönlüm ilk nedenden yana. İnşallah da öyledir… Ne dersmiş… Macaristan yenilgisinin ardından Milli Takımımızın Teknik Direktörü Şenol Güneş şöyle dedi; “Dersimizi aldık Sırbistan önünde kazanacağız”. Peki ya sonra ne oldu? Çok uzun bir süre sahada on kişiyle mücadele etme durumunda kalan Sırbistan’ı bile yenemedik. O zaman ne demeli; Sevgili Şenol hoca ders almak tamam güzel de, aldığın o dersi uygulamaya geçirmek gerekmiyor mu?

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.fati̇h karagümrük a.ş. 7
2.galatasaray a.ş. 6
3.aytemi̇z alanyaspor 6
4.göztepe a.ş. 4
5.beşi̇ktaş a.ş. 4
6.fraport-tav antalyaspor 4
7.atakaş hatayspor 4
8.fenerbahçe a.ş. 4
9.kasimpaşa a.ş. 3
10.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 3
11.demi̇r grup si̇vasspor 3
12.hes kablo kayseri̇spor 3
13.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 1
14.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 1
15.trabzonspor a.ş. 1
16.gençlerbi̇rli̇ği̇ 1
17.yeni̇ malatyaspor 1
18.yukatel deni̇zli̇spor 1
19.mke ankaragücü 0
20.çaykur ri̇zespor a.ş. 0
21.medi̇pol başakşehi̇r fk 0

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM