Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Avni Aker’e İlk Kepçe...

  • 0 Yorum
  • 38 Görüntüleme

Trabzon’da 1951 yılında hizmete giren ve 65 yıl Trabzon sporuna hizmet verdikten sonra geçtiğimiz 26 Ocak 2017 tarihinde Konyaspor ile oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçının ardından kapıları kapanan Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nun yıkımı vurulan ilk kepçe başladı.

Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin geçtiğimiz Ocak ayının sonunda hizmete açılması ile faaliyeti sonlanan ve yeni stadın yapım sözleşmesi gereği Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) devredilen Hüseyin Avni Aker Stadı’nın yıkım işlemleri başladı. Trabzon Valiliği’ne bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca (YİKOB) yıkımı gerçekleştirilmesine karar verilen, tarihi stadyumun hatıralarda yaşatılması için uygun bir bölümünün yıkılmadan bırakılacağı öğrenilirken, yıkım çalışmalarının 4 ay sürmesi bekleniyor.

Stadın bir bölümü yıkılmadan bırakılacak

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, daha önce Trabzonspor’un maçlarını oynadığı Hüseyin Avni Aker Stadyumu’na güzel bir yeşil alan yapacaklarının müjdesini vermişti. Soylu, stadyumun bir kısmının tarihi için bırakılacağını belirterek, “Tarih orada kalsın diye bir kısmı bırakılacak. Oraya güzel bir yeşil alan yapacağız. Hem çocuklarımız hem de Trabzonlu hemşehrilerimiz orada güzel bir yaşam alanına sahip olacak. Hizmetleri yerine getirmek için büyük bir heyecan duyuyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

İsmini Hüseyin Avni Aker’den aldı

Yapımına 1948 yılında başlanan ve 3 yılda tamamlanarak 1951 yılında Trabzon Şehir Stadı olarak hizmete açılan stadyuma daha sonra, Trabzon’un ilk beden eğitimi öğretmeni olan ve o zamanki adıyla Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü’nde asbaşkan olarak görev yapan, Trabzon sporuna yaptığı katkılarıyla bilinen Hüseyin Avni Aker’in adı verildi. Zaman zaman yenileme çalışmaları yapılan, kapasitesi artırılan, Bordo Mavili takımın geçmişteki büyük başarılarına tanıklık eden ve artık yıkımına başlanan stadyumun 24 bin 169 koltuk kapasitesi bulunuyordu.

Resmi açılışı 1951 yılında yapıldı

1951 yılında resmi açılışı yapılan, İdmanocağı ile Sebat Gençlik arasında oynanan ilk özel maça ev sahipliği yapan Hüseyin Avni Aker Stadı, 1967-1968 sezonunda İdmanocağı, İdmangücü, Karadeniz Gücü ve Martıspor’un birleşmesiyle 2 Ağustos 1967 tarihinde kurulan Trabzonspor, 2. Lig Beyaz Grup’ta 20 Ağustos 1967 tarihinde Galata karşısında Hüseyin Avni Aker Stadı’nda ilk maçına çıktı. Süper Lig’de Avni Aker’de ilk ve son maçını Fenerbahçe ile oynadı.

Karadeniz takımının 2. Lig’de bu statta ilk golünü 3. haftada 1-0 kazanılan Kastamonuspor maçında Necati Atasoy 8. dakikada kaydetti. 1974-1975 sezonuyla Türkiye 1. Futbol Ligi’nde (Süper Lig) mücadele etmeye başlayan bordo-mavili takım, Hüseyin Avni Aker Stadı’nda bu ligde ilk maçını Fenerbahçe ile oynadı. Sahasındaki maçı 1-0 kaybeden bordo-mavililer, Süper Lig’de Hüseyin Avni Aker Stadı’ndaki ilk golünü, 10. haftada 1-0 kazandığı Beşiktaş karşılaşmasında Kadir Özcan’ın 82. dakikada penaltısıyla buldu. Süper Lig tarihinde Hüseyin Avni Aker Stadı’ndaki ilk maçını Fenerbahçe ile oynayan Bordo Mavililer, son lig karşılaşmasını da yine sarı-lacivertli takım karşısında bu sezon 16. haftada yaptı ve 3-0 mağlup oldu.

Avrupa’nın devlerini dize getirdi

Trabzonspor, Avrupa kupalarında Hüseyin Avni Aker Stadı’nda ilk maçını 1976-1977 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası’nda İzlanda’nın Akranes takımı ile oynamış ve karşılaşmadan 3-2 galip ayrılırken ilk golü ise 8 dakikada atan isim Hüseyin Tok olmuştu. Bordo Mavililer, Hüseyin Avni Aker Stadyumunda, Avrupa arenasında güçlü takımlara karşı da başarılı sonuçlar aldı. Karadeniz ekibi, 1976-1977 sezonunda İngiltere’nin Liverpool, 1983-1984 sezonunda İtalya’nın Inter, 1990-1991 sezonunda İspanya’nın Barcelona ve 1994-1995 sezonunda İngiltere’nin Aston Villa takımını Hüseyin Avni Aker Stadı’nda 1-0’lık sonuçlarla yenmeyi başardı. Fransa’nın Olympique Marsilya takımı karşısındaki 4-1’lik galibiyet de bu stattaki unutulmaz maçlar içerisinde yerini aldı.

Bursaspor ile oynanan kupa maçı halen hafızalarda

Trabzonspor, Türkiye Kupası’nda 1991-1992 sezonunda finalde Bursaspor’u Hüseyin Avni Aker Stadı’nda 5-1 yenerek kupaya ulaşmıştı. Finalin ilk maçını deplasmanda 3-0 kaybeden Bordo Mavililer, rövanş karşılaşmasından 5-1 galibiyetle ayrılarak kupayı müzesine getirmişti. Hüseyin Avni Aker Stadı’nda milli karşılaşmaların yanı sıra 2011 Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları ile FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası organizasyonları da düzenlendi.

7 kez şampiyonluk kutladı

Trabzonspor, Hüseyin Avni Aker Stadı’nda biri 2. Lig’de olmak üzere 7 kez şampiyonluk kutladı. Ahmet Suat Özyazıcı, 2. Lig şampiyonluğuyla beraber 5 kez, Özkan Sümer de 2 kez tarihi statta şampiyonluk sevinci yaşayan teknik direktörler oldu. Bu arada Şamil Ekinci, Ahmet Celal Ataman ve Mehmet Ali Yılmaz da , yıkımı başlanan statta şampiyonluk kutlamaları gören kulüp başkanları olarak tarihe geçti.

Etiketler : Hüseyin Avni Aked Stadı Trabzonspor

Kategoriler : Manşet Süper Lig Trabzonspor

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Anlayana tabi ki...
Tanımadığınız insanlar hakkında ön yargılı olur musunuz? Sizi bilemem… Kesinlikle ön yargılı olmamaya gayret ediyorum. Tartıp, ölçüp biçip sonra notumu zaman içinde vermeye özen gösteririm. Gerek meslek, gerekse özel yaşamımda bunun böyle olduğunu kendime inandırmışımdır. Bugün ‘süper’ dediğime de yarın ‘hayırsız’ deme şansını kendime yaratmamak için de, ince dokur, sık elerim. Derim ki; Sizin renginiz belli olsun, gerisini bukalemun olanlar düşünsün... ‘İzmir Spor Hareketi’ ikinci toplantısını Bornova Âşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda Buz Sporları Salonu’ndaki İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Daire Başkanı Hakan Orhunbilge’nin makam odasında yaptı. İzmir ASKF Başkanı Kadri Yatkın’ın katılmadığı toplantı, tek eksikle harika bir hava içinde, ‘İzmir Sporu’nda devrim yaratacak konuların masaya yatırılmasıyla tamamlandı. Gençler ile tecrübelilerin bir arada olduğu kurul, üç saat sonunda son derece mutluydu. Alınan kararların desteklenmesi halinde ‘İzmir Sporu’ için belki de devrim yaratacak, olağanüstü denecek, alışılmamış uygulamaların peş peşe zincirin halkalarına eklene eklene gelecek olması hepimizi heyecanlandırdı. İzmir Güreş İl Temsilciliğinden önce tanıma şansını yakalamıştım. Yıllara dayanan dostluğumuz bugüne dek ‘ağabey-kardeş’ gibi ilerledi…  Çoğu zaman baba şefkatiyle yaklaştığından olsa gerek, “Hüsnü Baba” diye hitap etmekte sakınca görmedim… Hüsnü Oral, o kadar sağlık problemleri, iş sıkıntıları, ameliyatlar, acılar görmesine karşın, ilerleyen yaşına rağmen yılmadan çalışmasını sürdürüyor… Beyninde oluşan “Ben İzmir aşığıyım. Hizmete tabutta bile devam ederim” düşüncesine saygı duymamak elde değil… Siyaset, spor, iş dünyası onun güzelliklerle süslediği hizmetlerinin dalgaları… Çok daha fazlası İzmir ve Türk Güreşinde unutulmayacak varlığı… Başarıların mimarı, minderlerin gizli silahı olarak perde arkasındaki gerçek kahramanlardan birisi… Bir de Şaban Ağabeyimiz var ki… “Gönüllere yer etmiş” doktordan çok insan… Hep takılırım; “Şaban ağabey seni neden belediye başkan adayı yapmıyorlar? İyilik yaptığın her kesimden oy alırsın. Silme götürür, makamı da doldurursun. Seni, dünya tanıyor ve seviyor…” Neden diyorum biliyor musunuz? Tek kelime ile ‘Hizmet Adamı’ olduğundan… Onun sevecenliği, insanlığa hizmet aşkı, Hipokrat yemini, antrenörler derneğinde yaptıkları ve en önemlisi de İzmir GSM’deki İlk ‘Sporcu Sağlık Merkezi’ Kurucu Başhekimi olarak saymakla yorulacağımız rakamlardaki insana ve sporcuya sağlık desteği,  şifa vermesi… Milli Takımlarda, milli sporcuların sakatlıklarını iyileştirmesi… En önemlisi de her zaman insanlık dersi vermesi… Derler ya; “10 Numara, 5 Yıldız…” Dr. Şaban Acarbay olur kendisi… Kaç kişi kaldı bugünlerde; bu sıfatı yakıştırabileceğimiz… Neyse… Konuyu başka yerlere çekmeyelim… Toplantıdan sonra Hüsnü Baba’ya “Belediyedeki genel sekreter yardımcısı Ertuğrul beyi tanıyor musun?” diye sorduğum sorunun yersiz olduğunu fark ettim ama iş işten geçmişti… Tanımaz olur muydu? Nitekim de “Evet” dedi… Sonra ekledi: “Neden sordun?”. Kendisini tanımıyorum. Hiç karşılaşmadık, konuşmadık. Ancak bir kez Yenigün Gazetesi’nin Ege Spor Life ile ortaklaşa düzenlediği “Amatörlerin Enleri” ödül töreninde gördüm. Şaban Acarbay ve Bahri Vreskala ile birlikte aynı sırada oturuyorduk. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ödülünü aldı, tam önümde oturuyormuş. Yerine geçerken göz göze geldik, “Tebrik ederim” dedim. Gülümsedi… Hepsi bu… Ama hakkında güzel şeyler duydum. Özellikle de sporcu kimliği beni sevindirdi. İyi bir dağcıymış… Hüsnü Baba lafı ağzıma tıkadı. “Sporda 2. adam. Üstelik sporu da biliyor” dediğinde. “O zaman içimizde neden olmasın? Dağcılık, doğa sporlar, yürüyüş… Yediden yetmiş yediye her kesimin yaptığı sporun temsilcisi olur. Hem de bürokrat” cevabını verdim… “Tanımadığınız adam” hakkında nasıl yorum yapabiliyoruz görüyor musunuz?.. Şuna inanın ön yargı çok, ama çok önemli… Bir de araştırmacı kimliğiniz olacak. İşte o zaman yanılma riskinizi azaltırsınız… Ertuğrul Tugay, daha önce İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı olarak görev yapmış. Beni ilgilendiren kısmı, İzmir, Muğla, Edirne, Uşak, Kayseri ve Trabzon'dan oluşturduğu yedi kişilik tırmanış ekibiyle 3916 metre yüksekliğindeki Erciyes'in zirvesine ulaşması… Bu başarısıyla, Türkiye'nin 5. yüksek dağı olan ve ‘Anadolu bozkırının zirvesi’ olarak adlandırılan Erciyes Dağı zirvesinde ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bayrağını dalgalandırmış… Ne mutlu ki, böylesine gizli kalmış ve reklamını yapmayan sporcu bürokratlara sahibiz… “Değerli olan insanların gönülleri, dağların zirvesi gibidir, ulaşmaya kalkma erişemezsin! “ derler ama mütevazı olduğunu Hüsnü Baba söylediğinde içimden de, “Helal olsun” dediğimi itiraf etmeliyim. Dahası var… 2001 - 2012 yılları arasında Türkiye Dağcılık Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği de yapan Ertuğrul Tugay, Türkiye'de Ağrı Dağı dâhil dağcıların rotasında olan tüm dağlara tırmanıp, bu alanda ne kadar önemli bir kişi olduğunu belgelemiş. Sadece yurt içi mi? Kesinlikle hayır… Yurt dışında, İran, Gürcistan ve Rusya'da 5000 metre üzerinde; Tacikistan, Kırgızistan ve Çin'de ise 7000 metre üzerinde yüksek irtifa tırmanışları başarılarını pekiştirmeye yetip artıyor bile… Konfüçyüs’ün dediği gibi: “Büyük ve üstün insanın yükselmesi yukarıya doğrudur; düşük bir insanın yükselmesi ise aşağıya doğrudur. “ Doğru söze söylenecek pek fazla bir şey de olmaz, olmamalı da… Günümüzde “Çamur at izi kalsın” düşüncesinde olan o kadar çok kişiye rastlanıyor ki, inanılmaz... Onlar şu sözü unutmasınlar; “Birileri uçurumdan düşer yere çakılır. Diğerleri dudak arasına sıkışmış gülümsemeyle seyre bayılır… Uçurumdan düşenler tekrar zirveye ulaşır, diğerleri yerle bir olup gider...” Hz. Mevlana ne der bilir misiniz? “Velhasıl kelam, kalp herkeste var. Yürek denen başka bir şey.” Bu ülkenin yürekli, sporla başarısını pekiştiren, işini doğru yapan ve mütevazı insanlara o kadar çok ihtiyacı var ki…

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.aytemi̇z alanyaspor 16
2.fenerbahçe a.ş. 14
3.galatasaray a.ş. 10
4.fati̇h karagümrük a.ş. 8
5.kasimpaşa a.ş. 8
6.fraport-tav antalyaspor 8
7.yeni̇ malatyaspor 8
8.göztepe a.ş. 7
9.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 7
10.demi̇r grup si̇vasspor 7
11.medi̇pol başakşehi̇r fk 7
12.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 7
13.atakaş hatayspor 7
14.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 6
15.hes kablo kayseri̇spor 6
16.çaykur ri̇zespor a.ş. 5
17.trabzonspor a.ş. 5
18.yukatel deni̇zli̇spor 5
19.beşi̇ktaş a.ş. 4
20.gençlerbi̇rli̇ği̇ 4
21.mke ankaragücü 1

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM